Doğu Anadolu Sanayici Ve İşadamları Derneği

Bu gün:

 

DOSİAD HAKKINDA

  • Ana Sayfa
  • Tanıtım
  • Yönetim
  • Tüzük
  • Üyelik Şartları
  • Komisyonlar
  • Görevler
  • Basın Bültenleri
  • BÖLGE İLLERİ

  • Ağrı
  • Ardahan
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Hakkari
  • Iğdır
  • Kars
  • Malatya
  • Muş
  • Tunceli
  • Van
  • Bayburt
  •  

    www.dosiad.org.tr


    Haberleşme Adresi :
    Çaykara İş Merkezi No:2/208
    Tlf: 0442 - 234 54 59 - 234 99 97
    Faks: 0442 - 233 28 63- 2337263  ERZURUM
     

     

      E-Posta

     

     

     

     

    İbrahim AYDEMİR

                 VİZYON ARAYIŞLARI - 8 -

    II. SOSYAL VE SİYASAL YAPILANMA

    A. SOSYAL YAPIYA GENEL BAKIŞ

    A.1 İNSAN TİPİMİZ

     Son otuz yıldır ekonomik krizler, siyasi ve sosyal buhranlarla temelleri sallanan ruh ve maneviyat çıkmazı içindeki halkı ele alıp; ondan taze sağlam ve yepyeni bir terkip meydana getirmek ümidi ve dayanağı kaybolmuş gibidir. Toplumu ruh sağlığına eriştirecek şahsiyetler çıkmıyor artık aramızdan. Sosyo ekonomik açıdan rehber ve önden gidici insan tipi yetişmiyor. İstisnalar ise kaideyi bozmuyor.

    ÖRNEK İNSANLARA İHTİYAÇ VAR

    Halkı; kalkınmak, gelişmek yolunda terbiye edecek, içinde yaşadığı toplumun geleceğini düşünmeye, duymaya ve bu yolda kendi kendiyle hesaplaşmaya istikametlendirecek kimseler çıkamıyor İçimizden. Erzurumlu’nun temsil ettiği ve önem verdiği kıymet hükümleriyle aşinalık kurup; onları yüksek, müşterek bir inanç halinde hareket geçirerek, halka kalkınma arzusu aşılayacak ve halkı gelişme hevesi içerisine sokacak, siyasi ihtiraslarından arınmış, çıkar endişesine düşmemiş, örnek insan tipi yetiştiremiyoruz. Yetişmiş olanlara da hayat hakkı tanımıyoruz.

    YASAL HAKLARI ARAYAMAMA

    Tepkisiz bir toplum olduk. Yıllardır geri kalmışlığımızı bir kader halinde kabul ediyoruz. Sebep olanlardan hesap sormuyor, geri kalmışlığımızın kaynaklarını araştırmıyoruz. Başımıza vuran elimizdekini alıyor. Şehir halkı olarak beklentilerimiz bakımından ciddiye alınmıyoruz. Haksızlıklar karşısında yasal haklarımızı aramıyoruz. Başımıza gelenler karşısında ciddi tepki vermiyor, yapılanlara karışmıyoruz.

    KAHRAMAN YARATMA ÖZLEMİ

    Yıllardır içinde bulunduğumuz geri kalmışlık sürecinin sona ermemesi yüzünden, halk özgüvenini yitirmiş, karamsarlığa teslim olmuş durumda. Girişimcilik ruhu yok, müteşebbislerimiz bir elin parmakları kadar az. Onların çoğu da siyasette, ticarette ve diğer teşebbüslerde, bağımsız hareket etmekten, insiyatif kullanmaktan çekiniyor. Her girişimde, içimizden çıkmayan, bizi anlamayan ve bizden olmayan birilerinin önder olması bekleniyor.

    TOPLUMSAL CESARETSİZLİK

    Esnafımız, çiftçimiz, ücretlimiz, yaptığı işte risk almaktan korkuyor. "Önce başka birileri yapsın, verimliyse bizde yapalım" düşüncesi her işimizde esas teşkil ediyor. Bu, yıllardır içine sıkıştığımız sosyo ekonomik gerilikten kaynaklanıyor. Aynı zamanda da geri kalma hızımızı artırıyor. Ön plana çıkma yerine, sıradan olma hevesi hakim hale geliyor. Böylesi bir toplumsal cesaretsizlik İl’i yeniliklere de gelişmeye de kapalı tutuyor. İÇE KAPANIKLIK İçine kapanık bir şehir haline gelen Erzurum’da, halk gelişmemişlik ve geri kalmışlık cenderesinden kurtarmak yerine, kurtarılmayı tercih ediyor. Bu da içinde bulunduğu sıkıntıları alın yazısı olarak görmekten kaynaklanıyor. Dayanaktan yoksun ve mer’i inancın da reddettiği biçimdeki tevekkül anlayışı, halkı üretkenlikten tüketiciliğe sevk ediyor.

    İNSANIMIZ BÜYÜK AMA UFKU KÜÇÜK

    Sosyo ekonomik geriliğin önlenmemesi sebebiyle atak, cesur ve girişken insan tipi yetiştiremiyoruz. Pasif, silik ve çekingen olma hali, gün geçtikçe yaygınlaşıyor. Halkın çoğu küçük memuriyet, küçük esnaflık peşinde.. Lüzumsuz bir tevazu, ortak bir davranış biçimi haline gelmiş durumda. Şehirde esnaflık yapanların mekanları da bu düşünceyi doğrular şekilde, küçük ve dar biçimde yapılıyor. Halk adeta, gelişmekten ve büyümekten korkma hali sergiliyor.

    AZA KANAAT ERDEM Mİ?

    İçine kapanık, kendi iç dünyasını da küçük tutan halk, bu yüzden her yeniliğe ve değişikliğe muhalefet ediyor. Azla yetinmek, erdemlilik sayılıyor. Daha fazlasını isteyenler, daha çok mal ve hizmet üretimi yolunda gayret sarf edenler, eleştiriliyor, köstekleniyor, bu da üretkenliği engelliyor.

     SOSYAL FOBİ

    Halk, toplumsal ilişkilerden adeta kaçıyor, dar muhitler tercih ediliyor. Geniş çevre edinme ve kurma teşebbüsünde bulunanlar soyutlanıyor. Organize haldeki büyük girişim gruplarına dahil olmak yerine yalnız kalmak, yahut üç dört kişilik arkadaş grubunda bulunmak yeğleniyor. Şehirdeki vakıf, dernek gibi organize birliklerin azlığıyla çok az sayıdaki insanın buluştuğu kahvehanelerin çokluğu bu durumun göstergesi..

     İSTİSMARCILARA ÇANAK TUTULUYOR

    Halkın toplumsal ilişkilerdeki çekingenliği ve mahcubiyeti istismar ediliyor; her türlü alanda, öne ve ileriye çıkanlara tabi olmaya mecbur bırakıyor. Zaten kendinden olanı ve kendi bünyesinde yetişeni sevmeyen halk, kendi çevresi dışında yetişmiş olduğu için faaliyet verdiği sahada girişimci ve atak olanların gölgesine sığınıyor. Bu da sanatta, ticarette ve siyasette ön plana çıkanların sayısını azaltıyor. Önde olanların başkalarına fırsat vermemesine yol açıyor. Bu durumdan yararlananlar konumlarını sürekli hale getiriyor. Sosyo ekonomik gerilikten kaynaklanan ve toplumumuzu bir hastalık halinde saran, mahcubiyet ve çekingenlik hali halkı en basit resmi ve özel işlerde bile referans aramaya, işin adamını bulmaya itiyor.

     A.2. SİYASİ YAPILANMADAKİ YANLIŞLAR VE İSTİSMARLAR

     Erzurum’un sosyo ekonomik açmazlarından soyutlanabilmesi için siyasi faktörlerin kullanımı oldukça önemli. Kendi içlerinde sorunlar yumağıyla boğuşan siyasi partiler genelde katılımcı anlayış sergilemek yerine, üye ve delege seçimi bazında hısım, akraba ve çıkar grubu kayırımı yapıyorlar. Üye yazımı ve delege tespitleri denetimsiz olduğundan, bir bölgenin gelişmesinde etkin rol oynayan bu kurum bir türlü işletilemiyor. Biz burada mevcut Siyasi Partilerin şehirde yol açtıkları siyasi erezyonun sebeplerine ve bunlarca yapılan siyasi yapılanma yanlışlarına satırbaşları halinde değinmek istiyoruz:

    ÜYELER DELEGE SEÇİMLERİNDEN HABERSİZ

    Parti teşkilatlarında üye yazımı, siyasi organizasyonda görevli olanların sultasında. Bunlar, kendi siyasi gelecek ve amaçlarına yardım edecekleri üye olarak yazarken, diğer başvuruları ancak delege seçimlerinden sonra yetkili birimlere ulaştırıyorlar. Delege tespit zamanı ve seçim yerleri ancak delege olması istenenlere bildiriliyor.

    BÖYLE DELEGE TESBİTİ OLUR MU?

     Delege tespitlerinden önce tirajı 100’ü geçmeyen gazetelere ilan veriliyor, üyeler haberdar edilmiyor. Delege Seçimleri ilan edilen yerlerde yapılmıyor. Delege olanlar, seçimden bir gün önce veya seçim akşamı parti binasında, belirli bir grup tarafından belirleniyor. Bunlar da ya arkadaşları ya da hısım ve akrabalardan tercih ediliyor.

    ÜYELİĞİ BAŞKA, DELEGELİĞİ BAŞKA PARTİDEN

    Gelişen ve kalkınan yörelerde siyasi katılımcılığa özel bir önem verilirken,Erzurum’da bundan söz etmek adeta imkansız. Çoğu kez parti delegesi seçilen kişi ancak İl ya da ilçe başkanlığı seçimi günü durumdan haberdar ediliyor. Parti üyeleri, siyasi ikballerine yol bulmaya çalışanlar uğruna kullanıldıkları kanaatini taşıyorlar. Bazen de İl veya ilçe başkanlığını kazanabilmek için başka bir siyasi partiye üye olan kişi-ki bunlar yakın arkadaş veya akrabalardan seçiliyor-naylon üye yapılıp, peşine delege seçtiriliyor.

    MERCİLER DUYARSIZ

    Diğer bir siyasi çelişki de, birden fazla siyasi partiye üye olunması ile ilgili yani çifte üyelik. Buna göre, bazı parti üyeleri, iktidara gelmesi muhtemel diğer siyasi partilere de üye oluyor. Hatta delege seçilerek yönetim kurullarına bile girebiliyor. Bu durum ilgili merciler tarafından ya sağlıklı bir şekilde incelenmiyor, ya da hiç incelemeye alınmıyor.

    SİYASİ YÜZSÜZLER

    Birden fazla partiye üyeliğe yol açan sebeplerden biri de; milletvekili, belediye başkanı veya il ve ilçe başkanlıklarına aday olanların seçilmedikleri takdirde, ya da aday edilmediklerinde başka bir siyasi partiye kolayca gidilebilme tasarruf ve eğilimlerinden kaynaklanıyor. Siyasi şahsiyetsizlik burada başlıyor. Zaman zaman partilerde bir yetkiye soyunanların hangi yetkiye sahip olduğunu bilmiyor, yahut partili olduğundan emin bulunulmuyor. Samimiyetsizler siyasetin dengesini bozuyor.

     PARTİLERDE FEODAL SİSTEM

    Çoğu siyasi partinin ilçe teşkilatları, belirli sayıdaki kalabalık ailelerin elinde. Küçük yerleşim alanlarında, aileler arasındaki rekabet sebebiyle belirli bir aile gurubunun elindeki siyasi teşkilata diğer aileler ya dahil edilmiyor, yahut da soyutlanıyor. Bu da o yörede toplumsal ihtiyaçların tam olarak tespitini ve giderilmesini de engelliyor.

    FİKİR VE PROJE ÜRETENLERE YER KALMIYOR

    Siyasetin sosyo ekonomik yapılanmayı etkilediği Erzurum gibi yerleşim alanlarında siyasi katılım büyük önem arz ediyor. Yanlış yapılanma, hısım akraba ve menfaat guruplarının siyasi yapılanmada odaklaşması yüzünden, siyasi katılımcılık engelleniyor. Düşünen, fikir ve proje üretenler partilerde genellikle yer bulamıyor. Bunda; genel ve yerel seçimlerde Siyasi Partilerce üyeler vasıtasıyla aday tespit ve yoklaması yapmamasının da etkisi var.

     

    Vizyon Arayışları - 9-

     


     

    DOSİAD YAYINLARI

  • Erzurum İçin Vizyon Arayışları
  • Erzurum Çarşı Pazar
  • Bölgesel Ekonomik Albüm
  • BÜYÜK ATATÜRK DİYOR Kİ:

    "EKONOMİK ÇALIŞMALARI DAYANDIRACAĞIMIZ TEMELLER, ÜLKE GERÇEKLERİNE UYGUN OLACAK. BU TOPRAKLARDA YAŞAYAN VE ÇALIŞAN İNSANLARIN DÜŞÜNDÜKLERİNE, SÖYLEDİKLERİNE KULAK VERİLEREK SAPTANACAK VE YÜRÜTÜLECEKTİR. SANAYİDE DE, TİCARETTE DE BU BÖYLE OLACAK."

     

     BASIN YAYIN

    Gazetelerden özet haberler
    Gazeteler

     ©  2002 DOSİAD  ©