Doğu Anadolu Sanayici Ve İşadamları Derneği

Bu gün:

 

DOSİAD HAKKINDA

  • Ana Sayfa
  • Tanıtım
  • Yönetim
  • Tüzük
  • Üyelik Şartları
  • Komisyonlar
  • Görevler
  • Basın Bültenleri
  • BÖLGE İLLERİ

  • Ağrı
  • Ardahan
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Hakkari
  • Iğdır
  • Kars
  • Malatya
  • Muş
  • Tunceli
  • Van
  • Bayburt
  •  

    www.dosiad.org.tr


    Haberleşme Adresi :
    Çaykara İş Merkezi No:2/208
    Tlf: 0442 - 234 54 59 - 234 99 97
    Faks: 0442 - 233 28 63- 2337263  ERZURUM
     

     

      E-Posta

     

     

     

     

    İbrahim AYDEMİR

                 VİZYON ARAYIŞLARI - 7 -

    E. TEKLİFLER VE BEKLENTİLER SOSYAL TALEPLER:

    1.Olumsuz iklim şartları ve genel sosyo ekonomik çöküntünün oluşturduğu karamsarlığın giderilebilmesi için bölge halkına yaşama sevinci kazandırmak gerekiyor. Bu bağlamda, yöre halkı kendisine yaşama azmini kazandıracak faktörleri harekete geçirecek bir klavuza ve öndere ihtiyaç duyuyor.

    2. Halkın içine düştüğü karamsarlıkta, kendilerine hep yokluğu anlatan, olumsuz tablolar çizerek siyaset yapanların büyük rolü var. Yöre halkı, kendilerine gelecek umudunu verecek, yörenin insan ve diğer kaynaklarını harekete geçirecek, mukaddeslerini paylaşacak, yaşama pratiğini bilecek ve paylaşacak olan siyasetçileri bekliyor.

    3.Gerek ülke çapında ve gerekse bölgedeki sosyo ekonomik çarpıklık ve gerilik, yöre halkının yaşama pisikolojisini etkiliyor, ruhsal bakımdan bezginliğe yol açıyor. Halkın en büyük ihtiyacı; kendisine kalkınma azim ve şevki verecek, kaynak ve imkanlarını ortaya çıkararak değerlendirilmesine yönelik çözüm teklifleri sunabilecek toplum mühendisleridir. Halk yokluk, çaresizlik, imkansızlıklarına hitap edenler yerine; kendisine yaşama dinamizmi aşılayacak toplum mühendislerine ve onların mevcut sosyal duruma göre hayata geçirecekleri organizasyonlara ihtiyaç duyuyor. Halk, Devletin ilgisizliği ve diğer bazı sebeplerle yitirdiği özgüvenini kendisine kazandıracak moral faktörlerin hayaa geçirilmesini bekliyor.

    4.Yörenin sosyo ekonomik bakımdan kalkınabilmesi için, yaşama şartlarının gözönünde bulundurulması gerekiyor. Olumsuz şartlarda ilde yaşayan halk, mevzi, bölgesel kalkınma planlarıyla İl ekonomisinin düzelebileceği kanaatini taşıyor.

     FİZİKİ İHTİYAÇLAR VE TEKLİFLER

     A.TARIM

    1.Tarımsal açıdan çok zengin kaynaklara sahip olan İl’de, tarım ekonomisine özel bir ehemmiyetin verilmesi şarttır.

    2.KOBİ türünde çok küçük işletmelere sahip il sanayisinin kurtuluşu ve ilde gözlemlenen büyük çaplı işsizlik oranının düşürülmesi, istihdam alanlarının oluşturulması bakımından tarımsal sanayi’ye ağırlık verilmeli; bu konuda Erzurum pilot il haline getirilmelidir.

    3.Bitkisel ve hayvansal ürünlerin işlenip, katma değerinin artırılmasını sağlayan tarıma dayalı küçük sanayi işletmelerinin geliştirilmesi ve desteklenmesi gerekir.

    4. Arazi kullanma kabiliyeti sınıfları dağılımına göre Erzurum yöresi topraklarının % 18.75’i işlemeli tarımsal faaliyetlere, % 13.71’i de kısıtlı tarımsal faaliyetlere uygundur. Geriye kalan % 67.54’lük kısmı da işlemeli tarıma uygun olmayan, çayır, mera, orman ve boş arazilerden meydana gelmişir. Bu sonuçlar da, arazi yapısı itibarıyla Erzurum ilinde hayvancılık ağırlıklı tarımsal faaliyetlerin yapılmasının daha sağlıklı bir yol olacağını göstermektedir. Bu sebeple hayvancılığı geliştirmek ve üretimi artırmak için; bu sektör mutlaka destekleme alımı ve sübvansiyonlarla koruma kapsamına alınmalıdır.

    5.İlde faaliyeti durma noktasına gelen Besicilik Sektörü’nün tekrar ihya edilmesi için, devlet eliyle (Yap, işlet, devret modeli de kullanılabilir) özel besi çiftlikleri kurulmalı, bu çiftlikler de süt ve et üretiminde model olacak hayvan ırkları yetiştiriciliği yapılmalı, üretilen hayvanlar taksitlendirmeyle bölge çiftçisine dağıtılmalıdır. İldeki özel sektör sermayesi bu alandan kaçtığı için, uygulamanın önce Devlet eliyle gerçekleştirilmesi şarttır. Sözleşmeli Hayvan Yetiştiriciliği uygulamasına bir an önce geçilmelidir.

    6.Özelleştirmeler sonucunda etkinliği azalan Tarımsal finansmandaki sistem, etkinliğe kavuşturulmalı; özel banka ve diğer finans kuruluşlarınca, il tarımına destek sağlayacak kredilendirmenin yapılabilmesi için bu finans kuruluşlarına devlet güvencesinin verilmelidir.

    7.Tarımsal alanda üretim düşüklüğüne yol açan girdi maliyetlerinin yüksekliği giderilmelidir.

    8.Hayatlarını zorlukla sürdüren çiftçi ve besici üzerindeki her türlü vergi, stopaj, KDV oranları il tarım kesiminin şartları göz önüne alınarak asgari seviyeye indirilmelidir.

    9.Yörede üretilen bitkisel ürünlerin çoğusu destekleme alımları kapsamında değildir. Bu sebeple Ülke çapındaki destekleme alımlarında bölge tarımsal ürünleri aleyhine fark yaratmayacak politikalar benimsenmelidir.

    10. Erzurum’un fiziki ve beşeri coğrafya özellikleri, analitik bir yaklaşımla incelenip coğrafi görüşle sentez edilmeden getirilen kararlar ve yapılan planlamalar; özelllikle tarımsal faaliyetlerin k‰rlılığını ve kararlılığını önlemiştir. Bölgede kalkınmaya örnek teşkil etmesi bakımından Erzurum’un beşeri ve coğrafi özelikleri gözönünde bulundurularak mevzii bir tarımsal kalkınma modeliin uygulamaya sokulması şart görünmektedir.

    11.Hayvansal ürünlerin değerlendirilmesine yönelik sanayi yatırımları olmadığından, ildeki hayvansal ürünlere dayalı olarak faaliyet gösteren el sanatları durma noktasına gelmiştir. Geçmişte il halkına önemli bir gelir kaynağı olan el sanatlarının ihyası için, özellikle deri, yapağı işleme ve tiftik üretimine yönelik çabaların desteklenmesi lazımdır. Bu yolla halıcılık, kilimcilik, ayakkabıcılık gibi üretim tercihleri gelişme imkanı bulabilecektir.

    12.Et, süt teşvik pirimlerinin arttırılması; gübre ve diğer girdilerin temini fiyatlarının düşük tutulması; tarımsal araç, gereç ve yakıt bedellerinin çiftçinin gücüne göre ayarlanması; besicilere mutlak devlet desteğinin sağlanması; kredi teminindeki güçlüklerin giderilmesi; tarımsal amaçlı kalkındırma kooperatiflerinin sayısının artırılması ve İl çiftçisinin elde ettiği ürünlere pazar imkanlarının sağlanması faaliyetlerine ağırlık verilmelidir.

    13.Erzurum’un zengin mera varlığı gözetilerek hayvancılıkta sübvansiyon uygulamaları yoğunlaştırılmalı ve bu yolla katma değerin yükselmesi hedeflenmelidir.

    14.Gübrede sübvansiyon, taban fiyat, pazarlama, teknik personel ve tarım ürünlerinde peşin ödeme hususları çözüme kavuşturulmalı, ildeki tarım ve hayvancılık faaliyetleri özel kararnamelerle desteklenmelidir.

    15.Erzurum’da gerileyen kültür bitkileri üretimini teşvik etmek maksadıyla müsahsil makbuzlarıyla belgelendirmek kaydıyla maliyet üzerinden belli bir sübvansiyon uygulanmasına geçilmelidir.

    16.Üreticinin proje bazında izlenmesinin mümkün kılınarak, hayvancılık projelerinde fayda, maliyet oranının yükseltilmesi için; Hayvancılık Sektörü’nde il uygulamasının seyyanen kredi yerine, sözleşmeli kredi olarak yürütülmesi uygun olacaktır.

    17. Kırsal kesimdeki göçün önlenebilmesi için öncelikle:

    a. Tarım alanlarının yaşanabilir hale getirilmesi ve buralardaki altyapı eksikliğinin giderilmesi şarttır. Devlet, doğu illerinden başlayarak Òher köye kanalizasyon ve içme suyu seferberliğiÓ başlatmalıdır.

    b. Kırsal yerleşim bölgeleri güvence altına alınmalı, yüzyıllardır gelişen kültür alanları korunmalıdır.

    c. Devlet elindeki tarım arazileri ve kullanılmayan tarım arazilerinin kiralama yoluyla devri uygulamasına gidilmelidir.

    d. Köylerde kadostro çalışmaları acilen tamamlanmalıdır.

     e. Köylerin yenilenmesi çalışmalarına başlanmalıdır.

     f. Bölge çiftçisi için yaşlılıkta güvence verilmeli, sosyal güvenlik uygulamalarındaki eksiklikler giderilmelidir. Bu bağlamda çiftçi hastanelerinin kurulması düşünülebilir.

    g. Çiftçi aile işletmelerinin kurulması teşvik edilmelidir.

    B. TİCARET, SANAYİ VE YAN SANAYİ SEKTÖRÜ

    1.İl’deki altyapı yatırımlarının yetersizliği, kişi başına düşen gelirlerin düşüklüğüyle birleşince büyük sanayi işletmelerinin kurulması güçleşmektedir. İlde fert başına düşen gelir çok düşük olduğundan, gelirler ancak çok zaruri tüketim mallarının satın alınmasına yetmekte; dayanıklı mal üreten firmalarla, sanayi, ara ve temel mallar üreten firmalar için bu bölgede kuruluşu haklı gösterecek; özel sermayeye tatmin edici bir karlılık sağlayacak büyüklükte bir talep oluşamamaktadır. Bundan ötürü İl’de kurulacak işletmeler için tanınan gümrük muafiyetleri, yatırım indirimleri, vergi iadeleri, orta ve uzun vadeli, düşük faizli finansman temini gibi teşvik önlemleri yetersiz kalmakta; bu önlemlerin kendisine sağlayacağı avantajlarla büyük talep merkezlerinde kurulmuş olmanın sağlayacağı avantajları mukayese eden müteşebbisler bölgeye ve İl’e yatırımı tercih etmemektedirler. Devletin bölgedeki ticari yatırımlar için özel uygulamalar gerçekleştirmemesi, kamu tarafından yapılan yatırım projelerinin tasarruf, sıkı para politikası sebebiyle hayata geçirilmemesi, uygulamaya sokulan projelerin yarım bırakılması yüzünden Erzurum; çok proje, az ödenek ve zayıf gerçekleşme üçgenine oturtulmuş tipik bir büyük il konumuna düşürülmüştür.

     2.Devletin öncülüğünde, yöre sakinlerinin sermayesine katıldığı halka açık anonim şirketler ve kooperatifler kurulmalıdır. Başlangıçta kurulacak bu türlü işletmelerin bölgedeki talebi göz önünde bulundurarak tarıma dayalı işletmeler olarak kurulmasında yarar vardır. Kurulacak işletmelerin gelir ve kurumlar vergilerinde önemli ölçüde indirimler sağlanmalıdır. Özellikle bu yolla, yurt dışında çalışan Erzurumluların birikimleri ildeki yatırımalara kaydırılabilir.

    3.İl sakinlerine bölgede oturmaları kaydıyla tasarruflarını değerlendirmede vergi ayrıcalıkları getirilmelidir.

    4.Özel ve kamu bankalarının sermaye ve yönetimine katılacakları işletmelerin kurulması sağlanmalıdır. Özel banka ve diğer finansal kuruluşların yöreye kaynak akışının teşvik edilmesi hükümetlerin İl’e bakışıyla doğru orantılıdır. Bunun için Erzurum hükümetlerin ilgi odağı haline getirilmelidir.

    5.Bölge sakinlerinin ücret ve maaşlarında bölgede iskanı cazip hale getirecek artışlar sağlanmalıdır. İldeki iklim şartları özel giyecek satın almayı ve yakacak giderlerine fazla para harcamayı gerektirmektedir. Hane başına düşen yakıt gideri yıllık olarak 400 doları geçmektedir. Kışlık giyim için gerekli olan gider de aşağı yukarı aynı miktardadır. Ülkenin kıyı ve batı illerinde aynı kamu kuruluşunda çalışanlar, Erzurum’daki çalışanın giyecek ve yakacak için harcayacağı parayı diğer ihtiyaçları ve tasaruf için kullanmaktadırlar. İklim şartlarından dolayı ihtiyaçların farklılaşması ve taleplerdeki tercihler yüzünde, diğerlerinin refah düzeyi artarken Erzurum’dakinin azalmaktadır.

    6.Kamunun yapacağı üretime yönelik, özellikle savunma sanayi gibi yatırımların yöreye kaydırılması önemlidir. Bu; istihdam açısından büyük yararlar sağlayabileceği gibi İlin tüketim ihtiyacını karşılayan küçük işletmelerin ayakta kalmasına da vesile olacaktır.

    7.Küçük çaplı üretici işletmelerin pazara ulaşabilmesi, tüketime dayalı işletmelerin arz edeceği mallarda ulaşım giderlerinin düşmesi için, İldeki mevcut ulaşım ağında iyileştirilme yapılması şarttır. Bu bağlamda yapımı sürdürülen E-80 Karayolu’nun, otoyol olarak biran önce devreye sokulması gerekmektedir. Erzurum Havaalanı’ndan kargo uçak seferlerinin başlatılması ve iyi bir pazar oluşturan Türk Cumhuriyetleri’ne Erzurum’dan doğrudan sefer yapılmasının sağlanması, bu manadaki iyileştirme çalışmalarına başlangıç olarak düşünülebilir. Bütün bunlar için önceliğin Erzurum’un sivil bir havalanına kavuşturulması elzemdir. Erzurum’un ticaret imkanlarının geliştirilmesi için Erzurum’dan yapılan yük taşımacılığının daha organize olması gerekmektedir. Bunun için Horasan, Benli Ahmet, Iğdır, Aralık, Dilucu, Sederek, Nahcivan, Culfa arasındaki demiryolu yapımının hayata geçirilmesi gerekmektedir. Çok uzun sürede ve çağdaş olmayan ortamlarda gerçekleştirilen tren sefelerinin iyileştirilerek demiryolunun ana bölgelerle entegrasyonda yerini alması sağlanmalı ve öncelikle Ankara-Erzurum demiryolu modernizasyonunun gerçekleştirilmesine ağırlık verilmelidir.

    8. KOBİ’lerin faaliyetlerine devam etmesi için KDV ve işçi stopajlarının 3, 4 aylık dilimlerde alınması düşünülmelidir. Böylelikle küçük işletmelerin topladığı KDV’yi enaz üç aylık dilimde sermaye olarak kullanabilmesi imkanı sağlanacaktır..

    9.Mevcut Organize Sanayi Bölgesi için uygulanan elektrik ve su giderleri indiriminden, şehirdeki bütün esnafın yararlanması sağlanmalıdır.

    10.Erzurum’da yeni işyeri açanlara en az üç yıllık vergi muafiyeti sağlanmalıdır. Böylesi bir uygulama, işyerlerinin devamlılığını sağlayacak, istihdam oluşturacak sağlamlığa erişmelerini temin edecektir.

    11. Serbest Ticari Bölgesi bulunan ve Sınır Ticareti kapsamında yer alan Erzurum’da yapılan üretimi veya elde edilen fason ürüleri pazarlamak ve İle ekonomik kazanç temin etmek için Türk Cumhuriyetleri’yle olan bağlantısını artırmak şarttır. Buna müteallik olmak üzere Türk Cumhuriyetleri’nin İl’de konsolosluk açması temin edilmelidir

    12.Erzurum’da faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli sanayi işletmelerinin üretimde devamlılık göstermesi, istihdamın artmasını sağlayacak şekilde büyümeleri için; başta talep yetersizliğinin giderilmesi, sermaye eksikliği sorununa cevap verilmesi, ulaşımdaki güçlüklerin ortadan kaldırılması, hammadde tedarikine yönelik devlet desteğinin temini, enerji sorununun kalıcı bir biçimde çözümlenmesi gerekmektedir. Özellikle elektrik fiyatlarının düşük tutulması sanayi için önemli bir teşvik aracı olabilecektir. Kabul edilecekir ki, kendine yeterli olmayan bir ekonomik yapı üzerine bina edilmiş, altyapı sorunları giderilememiş sanayi işletmelerinin bu sorunları devlet desteği olmadan çözmeleri mümkün değildir.

    13.İl sanayinde ödenen ücretler ve iş saati başına oluşturulan katma değer gerilemektedir. Bu da verimliliğin azalmasına yol açmaktadır. Ücretlerin düşüklüğü, bu sektörde çalışanların alım gücünü düşürdüğünden, il ekonomisi için önemli bir girdi de kaybolmaktadır.

    14.Devletin "yatırım ve kalkınma bankaları" aracılığıyla, büyük sermaye gerektiren rasyonel yatırımlarda özel sektörün bilgi ve sermaye teminine yardımcı olması sağlanmalıdır. Bu gibi yatırımlarda devletin, özel sektörle, özel sektör mantığı içerisinde sermaye ortaklığı yapması mümkündür.

    15.Sermayenin gönüllü olarak doğudan batıya göç etmesinin yanısıra bankalar kanalıyla da önemli miktarda sermaye batıya akıtılmaktadır. Doğu Anadolu Bölgesi banka mevduatlarının ilgili bankalar tarafından verilen kredilerden daha büyük olduğu bilinen bir gerçektir. Devletin yatırım bankaları aracılığıyla doğuya verdiği yatırım kredileri Kamu Yatırımları ağırlıklıdır. Esas olan bölgede Özel Sektör’ün yatırım yapmasıdır. Özel Sektör’ü bölgeye çekebilmek için gerekli olan asgari şartarın sağlanması ve teşviki ile uzun vaadede bölgede sanayinin gelişmesi sağlanacaktır.(ETB, 1999)

    16.Yatırım ve işletme kredisi faiz oranları ve kurumlar, gelir ve stopaj vergi oranlarının bölgedeki verimliliği engelleyici faktörlerin gözönünde bulundurularak asgari seviyeye indirilmesi veya kaldırılması düşünülmelidir.(ETB, 1999)

    17.Doğu Anadolu Bölgesi ve Erzurum’da kurulmuş bulunan fakat çeşitli nedenlerle yeterli üretimde bulunamayan kamu ve özel kesime ait işletmelerin içinde bulundukları darboğaz, devletin vereceği özel teşvik ve kredilerle giderilmelidir. (TOBB Doğu Anadolu Aksiyon Planı)

    18. Doğu Anadolu Bölgesi’nde kısa olan inşaat mevsiminden daha iyi bir şekilde faydalanmak için bu bölgede yeralan Konsolide Bütçe yatırımlarına ait ödeneklerin zamanında verilmesi veya serbest bırakılması ile inşaatların başlatılması için gerekli sari ihalelerin hızlandırılması gerekmektedir. (TOBB Doğu Anadolu Aksiyon Planı)

    19.Doğu Anadolu Bölgesi’nde yatırımlarda kullanılmak üzere Kalkınmada Öncelikli Yöreler Fonu’nun bir an önce hayata geçirilmesi elzemdir. (TOBB Doğu Anadolu Aksiyon Planı)

     20.Kamuya ait yatırım ihaleleri bölgesel olmalıdır.

    21.Tasarruf tedbirleri, sıkı para ve maliye politikalarında Doğu Anadolu ve özellikle de Erzurum lehine düzenlemeler yapılmalıdır. (TOBB Doğu Anadolu Aksiyon Planı)

    22.Kamu kaynaklarının tahsisi ve yatırımları teşvik sisteminin düzenlenmesinde yerleşme merkezlerinin kademeli yapısı dikkate alınarak ilin ekonomik ve sosyal yatırımlarla desteklenip cazibe ve çekim merkezi konumuna getirilmesi gerekmektedir. (TOBB Doğu Anadolu Aksiyon Planı)

    23.Bölgede özel sektör yatırımları için vergi kolaylıkları diğer teşvikler ve yatırım indiriminin Doğu Anadolu Bölgesi için diğer bölgelerden daha yüksek tutulması önem arzetmektedir. (TOBB Doğu Anadolu Aksiyon Planı)

    24.Türkiye genelinde toplam yatırımlar içerisinde kamu sektörü payının giderek azaltılması politikası benimsenmiş olmasına rağmen; Kalkınmada Öncelikli Yörelerden olan Erzurum’da imalat sanayi, tarım ve bunlara bağlı sanayilerin kurulmasında devlet öncülüğünün sürdürülmesi gerekmektedir. (TOBB Doğu Anadolu Aksiyon Planı)

    25.İlde kamu yatırım ve hizmetlerinde etkinliğin sağlanması ve gerekli elamanın temini amacıyla; ücret sistemi de dahil olmak üzere kamu personelinin istihdam ve yer değiştirmesine ilişkin mevzuat yenilenmelidir. (TOBB Doğu Anadolu Aksiyon Planı)

    26. Devlet tarafından KOBİ’lere uygulanan teşvik ve kredilendirmede, ildeki KOBİ’lerin iyice bilgilendirilmesi sağlanmalı, yeniliklerin işletmelere ulaşmasındaki zorluklar giderilmelidir. Durumun vehameti bakımından 1996-97 yılları arasındaki bir uygulama sonucunu arzetmekte fayda görüyoruz: Ekim1996 tarihli KOBi Teşvik Kararnamesi için Erzurum’da: 133 kişi bilgi formu istemiş, 53 kişi resmi başvuruda bulunmuş, 11 kişi teşvik belgesi almış, 1 kişi krediden yararlanmıştır.

    27.İldeki Serbest Ticari Bölge ve Sınır Ticareti gereken kurumsal yapıya kavuşturulmalıdır. Bu, dışardaki sermayenin de İl’e akmasını sağlayacaktır.

    28.İlde yatırım düşünen müteşebbislerin zihninde yatırım fikrinin gelişmesi ve yatırım düşüncesinin projeden hayata geçirilmesi için, Devlet kuruluşları tarafından verilen, Yatırımcıyı Yönlendirme; Teknoloji Geliştirme ve Destekleme; Proje; Girişimciliği Geliştirme; Bölgesel Kalkınma; Eğitim; Tanıtım ve Kredi Garanti Hizmetleri’ne ağırlık verilmelidir.

    29.Kısa vadede özel sektörün ilde büyük yatırımlara yönelmesi yani risk sermayesinin İle taşınması çeşitli olumsuz faktörler sebebiyle mümkün görünmemektedir. Serbest Piyasa Ekonomisinin hayata geçirildiği, kamunun daraltıldığı günümüzde, il dışındaki sermayenin risk sebebiyle ilde yatırıma yönelmediği gözlenmektedir. Bu sebeple, özel sektörce üretiminin karlı görülmediği mal ve hizmetleri, Devlet üzerine almak durumundadır. İldeki, özellikle tarımsal kaynakların kısa vaadede değerlendirilip, özel teşebbüs tarafından kullanılacak hale getirilmesi gerekmektedir. Geçici bir süre için de olsa, bu mal ve hizmetlerin değerlendirilmesine yönelik yatırımlarda, insiyatifin Devlete transferinde fayda vardır.

    30. 5 Yıllık Kalkınma Planları’nın belirlediği politikalar doğrultusunda 1950’lerde başlayan nüfus hareketliliğinde önemli bir farklılaşma sağlanamamış, genelde yatırım yoğunluğuna sahip bölgelerde bulunan merkezler hem üretim hem de tüketim potansiyeli yüksek merkezler olarak büyümeye devam etmiştir. Sürekli ve kontrolsüz göç veren Erzurum’da üretim faaliyetlerinin çok az olması, bundan kaynaklanan istihdamın da azalması yüzünden alım gücü bakımından da ivme kaybedilmektedir.

     

    Vizyon Arayışları - 8-

     


     

    DOSİAD YAYINLARI

  • Erzurum İçin Vizyon Arayışları
  • Erzurum Çarşı Pazar
  • Bölgesel Ekonomik Albüm
  • BÜYÜK ATATÜRK DİYOR Kİ:

    "EKONOMİK ÇALIŞMALARI DAYANDIRACAĞIMIZ TEMELLER, ÜLKE GERÇEKLERİNE UYGUN OLACAK. BU TOPRAKLARDA YAŞAYAN VE ÇALIŞAN İNSANLARIN DÜŞÜNDÜKLERİNE, SÖYLEDİKLERİNE KULAK VERİLEREK SAPTANACAK VE YÜRÜTÜLECEKTİR. SANAYİDE DE, TİCARETTE DE BU BÖYLE OLACAK."

     

     BASIN YAYIN

    Gazetelerden özet haberler
    Gazeteler

     ©  2002 DOSİAD  ©