Doğu Anadolu Sanayici Ve İşadamları Derneği

Bu gün:

 

DOSİAD HAKKINDA

  • Ana Sayfa
  • Tanıtım
  • Yönetim
  • Tüzük
  • Üyelik Şartları
  • Komisyonlar
  • Görevler
  • Basın Bültenleri
  • BÖLGE İLLERİ

  • Ağrı
  • Ardahan
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Hakkari
  • Iğdır
  • Kars
  • Malatya
  • Muş
  • Tunceli
  • Van
  • Bayburt
  •  

    www.dosiad.org.tr


    Haberleşme Adresi :
    Çaykara İş Merkezi No:2/208
    Tlf: 0442 - 234 54 59 - 234 99 97
    Faks: 0442 - 233 28 63- 2337263  ERZURUM
     

     

      E-Posta

     

     

     

     

    İbrahim AYDEMİR

                 VİZYON ARAYIŞLARI - 12 -

    SERZENİŞ

    Kayıt Dışı Muamele

    Ulusal tv kanallarının birisinde "Erzurum’da Kurban Bayramı" konulu bir haber programı yayımlanıyordu. Programda görüntülenen bir vatandaş, kestiği kurbanlığın başında yoksulluktan sızlanıyordu. Muhabir ,"hem kurban kesmişsiniz, hem de fakirim diyorsunuz, bu nasıl oluyor?" diye sorunca, adam alnında birikmiş terlere silerek "evladım, dedi, ekonomik piyasaların durumu ortada, işsizlik artmış, memur ve işçinin durumu belli. İşsizlere de Allah yardım etsin.

    Para yok, ihtiyaç çok. Biz artık dünyadan umudumuzu kestik, hayatımıza küstük. Allah’a (C.C.) sığınmaktan başka çaremiz kalmadı. Evde ne var ne yoksa sattık, kurban aldık. Varlıktan değil, darlıktan bizim yaptığımız. Başka ne edek ki?.."

    Bu tesbit, halkın genel durumunu yansıtıyor. Yukarıdaki vatandaşın tespitiyle değerlendirirseniz, bu bir çöküntüyü ve bunalımı haber veriyor. Artık aç gezenler dik gezemiyor, demek ki. Tok açın halinden anlamıyor. Kimse kimsenin derdiyle ilgili değil. Halk, ‘ölürsem yer, kalırsam el beğensin’ ikileminde. Yaşamanın maliyeti ağır.. Siyaset camiamız içine kapanık; mebusluk, belediye başkanlığı gibi siyasi temsil imtiyazlarını elde etmek; halkın durumunu görmek ve çare bulmaktan daha önemli hale gelmiş. Seçilip ön plana çıkmak, tanınmak, kendi nefsine yol bulmak ve ailesinin geleceğini kurtarmak düşüncesinde olan siyasetçiler, omuzlarında ayak izleri bulunanlara tepeden bile bakmayınca; kalkınmada yol gösterecek siyasi çabalar halktan esirgendikçe, halk da kendi kabuğuna çekiliyor. Siyasete de siyasetçiye de gönlünü kapayarak, partilere küserek. Özelleştirme rüzgarını bütün yurt sathında estiren liberal ekonomik sistem için, illerin pek önemi yok. Erzurum kalkınmış, kalkınmamış; Erzurumlu fakirleşmiş, kimin umurunda. Sistemin de, ona gönül verenlerin de böyle bir gailesi de yok.

    Örnek mi!! DAP kısmi de olsa çözüm getirebilecekti sorunlarımıza. Olmadı.. TBMM’de Kamer Genç’in tek başına Tunceli için gösterdiği çabanın milyonda birini bile gösteremedik maalesef. Hatırlarsınız, bu siyasi, her bütçe genel görüşmesinde şahsı adına söz alarak ekranlarda boy gösterir, Tunceli’den manzaralar aktararak 70 milyondan destek bulmaya çalışır, kamuoyu oluştururdu. Milletvekilliği süresince hep böyle yaptı.. Bugüne kadar, bütçe genel görüşmelerinde şahsı adına söz alarak kürsüye gelen ve televizyonları başındaki halkı Erzurum Gerçeği’nden haberdar edenimiz oldu mu?

    Bundan geçtik dün de bugün de mensubu bulunduğu partinin grubunda özel bir biçimde Erzurum Gerçeği’ni bütün çıplaklığıyla dile getirenimiz var mı? Genel başkanların iznini almasa dahi grup kürsülerinden Erzurum Gerçeği’ni aktarıp; ‘önce Erzurum halkının derdiyle dertleneyim,’ diyenimiz, görüldü mü?

    Yahut 542 milletvekillinin kapısı teker teker çalınıp, Erzurum’un durumu için yardım istendi mi? Koç, Sabancı gibi gerçek büyük müteşebbisler ziyaret edilip, Erzurum’un kalkınması, gelişmesi adına yol yordam soruldu mu? Büyük gazetelerin yazarları, TV kanallarının üst düzey yöneticileri teker teker aranıp; medyada, Erzurum gündemi oluşturuldu mu? İlde yayımlanan gazeteleri bile okuyup takip eden kaç siyasi var, bu basın organlarının nüshalarda yer alan Erzurum gerçeğini Genel başkanına, Grup başkanına ileten kaç siyasetçi bulunuyor? Dün de yoktu bu çabalar, bu gün de maalesef.

    Bize sadece "oğlum adın Reşit, kendin söyle, kendin işit" nasihatını yinelemek düşüyor. Evet DAP, rahmetli oldu. Allah (CC) Erzurum halkına sabır ve ömür versin. Ölenle ölünmüyor ama; böyle ilgisiz de yaşanmıyor inanın. Artık üzerinde mesuliyet bulunanlar uyanmalı, toparlanmalı. Siyasetçi de, yönetici de halkın gündemini kendi davası olarak kabul etmeli. Halk, "yoksa biz siyasetçiler indinde kayıt dışı mı kaldık" diye merak ediyor. Kayıt dışı ekonominin, nasıl ülke ekonomisine faydası yoksa; kayıt dışı muamelesi görenlerin de siyasete de siyasetçiye de kaydı kalmayacak, bu gidişle. Sözün burasında çarpıcı bir delil daha sunalım sizlere..

    TOBB, Erzurum İli Gelişme Stratejisi üzerine bir çalışma yapıyor. Araştırma ekibinin başında Prof. Dr. Kenan Mortan var. Atatürk Üniversitesi Öğretim üyelerinin de aralarında bulunduğu, onu aşkın iktisat profösürü çalışmayı yönlendiriyor. Araştırma çalışması her bakımdan ciddi. Özellikle sonuçları açısından çok dikkate şayan tesbitler var. TBMM’nin 20.dönemine rastgelen araştırma içinde Erzurum İli Milletvekilleri Senaryosu başlıklı bir bölüm de yer alıyor. Aylarca milletvekillerinden randevu almaya çalışıyor araştırmacılar. Sekiz Milletvekilinden sadece üçüne ulaşabiliyorlar. Belli ki diğerlerinin daha mühim işleri var! "Erzurum’un pek çok sorunu var, bunlardan önemli ve öncelikli olanlar nedir" diye soruyor araştırmacı. Göç, işsizlik, özelleştirme furyası, faizlerin yüksekliği nedeni ile yatırımların cazibesini kaybetmesi ve üretimin durarak pahallılığın artması, diyor biri. 4 dönemdir milletvekili olan öbürü ise, işsizlik, sanayi yatırımı olmaması, hayvancılığın ölmesi, diye sıralıyor sorunları. 2 dönem üst üste milletvekili olanı da işsizlik ve ekonomik durgunluk olarak sayıyor önemli sorunları.

    Erzurum sokaklarında yoldan çevireceğiniz kime sorarsanız, onlar da bunları söyleyecektir. Yani siyasilerin sorun tesbitleri sıradan. Belli ki üzerine kafa yorulmamış, etüt yapılmamış. Sorunların giderilmesi için sundukları çareler daha ilgi çekici. Çare nedir, diyor araştırmacı, ilin ekonomik gelişmesini hızlandıracak 3 temel faktör yani olay ve araç nedir? 4 dönem temsilcilik yapmış olan milletvekili yatırımlardan on yıl vergi alınmasın, SSK pirimi alınmasın, TEK enerji indirimi yapsın diyor. 2 dönem milletvekili olanı ise tarım ve hayvancılık; kış turizmi ile eğitim, sağlık ve hizmet sektörlerinin geliştirilmesi gerek, cevabını veriyor. Üçüncü milletvekilinin çözüm önerisi ise oldukça dikkat çekici: umut halk, diyip, kesip atıyor. Halkın çare makamı olarak gördüklerinin durumu bu. Çözüm önerisi olarak ne bir projeden söz eden var, ne de ciddi tesbitlerde bulunan. 20., 21. dönem arasında değişen birşey yok.

    Umut 22, 23, 24. dönemlere taşındı. Kayıt dışı kaldığı zehabına kapılan halk böyle görüyor manzarayı. Erzurum’a bakanlarla, Erzurum’u görenler arasındaki fark bu. x Niçin Erzurum’da istihdama yönelik yatırımlar yok; neden şehir kalkınma hamlesi başlatamıyor? İşsizlik ve onun yol açtığı göçün önlenmesi için gerekli olan yatırımlar hangi sebeple gerçekleştirilemiyor? Biz önce Erzurum diyenlerin ortak endişelerini dile getirdik. Şehrin geri kalmışlığını kendisine dert edinen; beynini, ruhunu Erzurum’a ve bu şehrin ifade ettiği manaya teslim edenlerin adına, açmazlarımızı ortaya koyduk. Kimileri günü birlik çıkarları adına, siyasi hesaplaşmaları; politik dedikoduları daha önemli bulabilir. Hatta bizim maksadımızı da anlayamamış bulunabilirler. Bu bize ne gam ne de tasadır. Ortaklığımız; Erzurum için yürekleri atanlarladır.

    Hesabımız, Erzurum’a arkasını dönenlerledir. Karayazı’nın yolsuzluğu, Tekman’ın ıssızlığı, Hınıs’ın sahipsizliğidir meselemiz. Ilıca’nın bilinmemesi, Aşkale’nin değerlendirilmemesi, Çat’ın mamur edilmemesidir sorunumuz. Horasan, Hasankale, Köprüköy’ün, niçin kalkındırılmadığıdır, sorumuz. Olur, Oltu, Narman’ın kaynaklarını değerlendirmeyenlerledir zorumuz. Şenkaya’nın şenliğini yitirmesindendir korkumuz. Tortum, Uzundere’nin garipliğidir, gamımız. Pazaryolu ve İspir’in geliştirilmemesi yüzündendir, sabırsızlığımız. Hesabımız ilçelerimize sahip çıkmayanlarladır. Yoncalık, Çırçır, Lalapaşa’da işsizlerle atar yüreğimiz. Tosya’da, Taşmescit’te, Kavak’ta, okula ayakkabısız giden yavrular için kanar gönlümüz. Muratpaşa’nın, Vaniefendi’nin viraneliği yakar kavurur içimizi. Kırmacı’nın eski şen ahalisinden eser bulunmayınca yıkılır dünyamız. Lalapaşa minarelerinden yayılan sala sesleri, biraz daha yanık gelmişse Erzurumlu’ya sebebini bulmak durumunda hissederiz kendimizi. Hesabımız, Erzurumlu’nun tasasını çekmeyenlerledir. Kar düşmüyorsa eskisi gibi dağa, atıl yatıyorsa konaklama tesisleri, turizm yatırımları; üzüntüdür bize. Siftahsız kapamışsa dükkanını Taşmağazası esnafı, yüreğimizde duygu ve merhamet kepenkleri aralanır. Asri mezarlıktaki ecdadımızın bizden hesap sorduğundan emin olunuz: Oy alıp hizmet vermeyen politikacılardan, sermayesini başka illere kaçıran tüccardan, Erzurumluluk bilincini öğretmeyen eğitimciden, feryatlara kulak kesilmeyen yöneticilerden, halkın derdiyle dertleşmeyen gazeteciden.

     Hesabımız Erzurum’u kaale almayanlarladır. Erzurum çarşısı pazarsa bir dönem ve şimdi kahvehaneler şehiri haline gelmişse; dadaşlığı yalnızca seçim meydanlarında hatırlanıyorsa; kalkınma adına seçmenin siyasetçi önünde el bağlayarak, düğümlenmiş yüreğinden feryatlar çıkarması anlaşılıyorsa; işsizlik, yokluk ‘kaderimiz’ diye takdim ediliyorsa şehirliye; yokluktan menfaat sağlamaya çalışıyorsa birileri ve hep büyük mevkilerde dolaşıp, büyük şehirlerde madden büyük yaşayıp, sonra da yokluğun temsilciliğine soyunuyorsa birileri; bazılarınca sıkılmadan, utanmadan ve yalnızca oy yeri olarak görülüyorsa Erzurum; hesabımız henüz görülmemiş demektir.

    Hala kafa yorması, emek sarfetmesi gerekenler esirgiyorsa fedakarlığı Erzurumlu’dan ve her geçen gün birşeylerin kaybı, adet haline geliyorsa artık, hesabı dürülecekler var demektir.

    Bu hesap yeri halkın vicdanıdır. Hesap sorma da, Erzurum’a sırtını dönenleri tanımak ve foyalarının ortaya çıktığını hissetirmektir..

    Bizim hesabımız, Erzurumlu’yu hafife alanlarladır. Ülke bir ekonomik krizin içinde. Erzurumlu bu durumu hissetmiyor emin olun. Zira yıllardır, o krizlere değil, kronik geri kalmışlığa alışık. O, içinde bulunduğu durumu da, buna sebep olanları da iyi biliyor. Bu halkın yegane talebi, ciddiye alınmaktır, ciddi bulunmaktır.

    Erzurum artık, yokluk defterinden adının silinmesini istiyor. Erzurum, büyümek, gelişmek ve kalkınmak istiyor. Erzurum, tarihine layık konumda bulunmak istiyor. Erzurum, kendine sahip çıkmayan siyasete, kendi ürünlerinin pazarlanmadığı ticarete, devlet tarafından desteklenmeyen ziraate razı değil. Erzurum, çoktan beridir kendinde de değil.. Hesabımız Erzurum’u bu duruma düşürenlerledir.

     

    Vizyon Arayışları -1

     


     

    DOSİAD YAYINLARI

  • Erzurum İçin Vizyon Arayışları
  • Erzurum Çarşı Pazar
  • Bölgesel Ekonomik Albüm
  • BÜYÜK ATATÜRK DİYOR Kİ:

    "EKONOMİK ÇALIŞMALARI DAYANDIRACAĞIMIZ TEMELLER, ÜLKE GERÇEKLERİNE UYGUN OLACAK. BU TOPRAKLARDA YAŞAYAN VE ÇALIŞAN İNSANLARIN DÜŞÜNDÜKLERİNE, SÖYLEDİKLERİNE KULAK VERİLEREK SAPTANACAK VE YÜRÜTÜLECEKTİR. SANAYİDE DE, TİCARETTE DE BU BÖYLE OLACAK."

     

     BASIN YAYIN

    Gazetelerden özet haberler
    Gazeteler

     ©  2002 DOSİAD  ©