Doğu Anadolu Sanayici Ve İşadamları Derneği

Bu gün:

 

DOSİAD HAKKINDA

  • Ana Sayfa
  • Tanıtım
  • Yönetim
  • Tüzük
  • Görevler
  • Basın Bültenleri
  • E-Mail
  • Ne Mutlu Türküm Diyene

    BÖLGE İLLERİ

  • Erzurum
  • Elazığ
  • Malatya
  • Erzincan
  • Ağrı
  • Bingöl
  • Kars
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Van
  • Muş
  • Tunceli
  • Bitlis
  • Bayburt
  • Hakkari
  •  

    www.dosiad.org


    Haberleşme Adresi :
    Çaykara İş Merkezi No:2/208
    Tlf: 0442 - 234 54 59 - 234 99 97
    Faks: 0442 - 233 28 63 - ERZURUM
     

     

      E-Posta

     
     

     
     

     

      E-posta Grubu üyeliği için

     

     Erzurum Ekonomisi ...... 

     İran ve Kafkasya'dan gelen yolların Akdeniz ve Karadeniz ile Batı'ya ulaşmak için çatallandığı bir kavşakta bulunan Erzurum, coğrafi açıdan jeopolitik bir öneme sahiptir. Sahip olduğu bu iki özelliği (yani hem askeri hem de ticari açıdan önemli bir rol üstlenmiş olması) nedeniyle klasik ifadeyle "Zülcenaheyn (iki kanatlı)" olarak da adlandırılır.

     

    Kanuni Sultan Süleyman'ın 1534'de İran seferi sırasında Osmanlı yönetimine geçen Erzurum, önce sancak ve daha sonra beylerbeyliği haline getirilmesi ile önemi bir kat daha artmış, Osmanlının doğu merkezi olmuştur. Ticaret yönünden üstlendiği rol açısından Erzurum ili İstanbul ve İzmir'den sonra Osmanlı'nın en önemli gümrük merkezi olmuştur. Osmanlıİran ve OsmanlıGürcistan savaşlarında "kışlık" ve "merkez" olma fonksiyonlarını yürütmüştür. Özetle Osmanlı yönetiminde Erzurum, Karadeniz ve Anadolu'dan doğuya, İran'a giden yol üzerinde önemli bir merkez, askeri donatım ve hareket üssü olmuştur. Daha sonra, 1865'de Vilayetler Kanununun yürürlüğe girmesi ile Erzurum vilayet olarak teşkil etmiştir. Cumhuriyet ile birlikte 491 sayılı 20 Nisan 1924 tarihli yasanın 89. maddesine göre yeniden düzenlenen idari teşkilat ile Erzurum Vilayeti kurulmuştur.

     

    Kendi adını taşıyan ovanın güney kenarı ile Palandöken dağının eteklerinde kurulmuş bir kenttir. Şehri çevreleyen Karga Pazarı, Palandöken ve Bingöl Dağları tarih boyunca yaylak hayatının vazgeçilmez parçaları olup, hayvancılığa tarih boyunca olumlu bir yapı oluşturmada katkıda bulunan coğrafi unsurlardır. Kuruluşu çok eski çağlara inen Erzurum'un tarih boyunca gelişmesi ya da sönükleşmesinde ticaret ve aynı zamanda askerlik bakımından önemli yollara hakim bir kalekent oluşu büyük rol oynamıştır.

     

    Şehrin tarih boyunca önemli bir hayvancılık merkezi olduğu, İbn elEsir'in 1230'larda sadece Tebriz'e 20 000 civarında koyun gönderildiğine ilişkin ifadesinden anlaşılmaktadır. Benzer şekilde Marco Polo da Erzurum'dan bahsederken, hayvancılığa uygun, geniş otlakların varlığından bahsetmiştir. Ayrıca ateşli silahların olmadığı dönemlerde çok büyük ve güvenli bir kaleye sahip olmasıyla da ticari hayatın ilde canlı olmasını sağlayan öge olarak görülmüştür. Askeri açıdan güvenlik ve bunun getirdiği ticari canlılık, o dönemlerde Erzurum'un imar açısından da güzel olmasını besleyen faktörler olmuştur . XVII. yüzyılın ortalarında Erzurum'da bulunan Evliya Çelebi, şehir esnafının saraç, ipekçi, kuyumculuk, terzilik gibi sanatlarla meşgul olduklarını belirtmiş ve şehirde doğulu ve batılı tüccarların bulunduklarına işaret etmiştir.

     

    XIX. yüzyılın başlarında İran'dan Trabzon'a ve Halep'e uzanan yolların kavşağında 130 000 nüfuslu, çok hareketli ve zengin bir ticaret ve sanayi (dericilik, kürkçülük, dokumacılık, hayvan ürünleri) merkezi konumundaydı. Bu yüzyılda Erzurum hakkında bilgi sahibi olunacak seyyahlardan V. Cuinet, Erzurum nüfusunun 380 906 olduğunu, şehirde 110 medrese, 1 askeri okul ve 62 ilkokulun bulunduğunu ifade etmiştir.  Yine Ahmet Hamdi Tanpınarlar'ın Beş Şehir adlı kitabında 1855'de yüzbinden fazla nüfuslu bir şehir olan Erzurum'un iktisadi gelişmesi transit yol üzerinde bulunmasından kaynaklanan avantajı ile açıklanmıştır. Benzer şekilde bir Fransız yazar olan Ctede Chole, 1892'deki Erzurum'un ticari durumunu şöyle anlatmıştır: "Karşılaştıkları bütün güçlüklere rağmen Erzurum'da sayısız tüccarlar muhtelif iktisadi faaliyet kollarında başarı kazanırlar. Bu ise şehirde geçim şartlarını düzenler. Fakat bölgenin hakiki zenginliği her yıl önemli miktarlarda yapılan koyun ticaretidir. Bölge insanı tarafından yetiştirilen koyunlar, ilde yerleşik bulunan toptancılara satılmakta ve onlar da Trabzon, Halep ve Yafa'ya sevk etmekte, buralardan da Mısır ve Avrupa'ya gönderilmektedir."

     

    Bütün bu bilgiler, ilin temel geçim kaynağının olumlu coğrafi yapının da desteklediği hayvancılık ile doğubatı ve kuzeygüney yol kavşağında olmasından kaynaklanan ticaret olduğunu göstermektedir.

     

    1828 Rus işgali (şehir nüfusu 15 000'e düşmüştür), 1859 depremi, 18771878 OsmanlıRus savaşı (93 Harbi), I. Dünya Savaşı ve Ermeni ayaklanmaları ile nüfus kaybına ve imar açısından tahribata uğrayan şehir, eski canlılığını kaybetmiştir. Daha sonra Cumhuriyet dönemiyle canlanma sürecine girmiş ve 1927 nüfus sayımında şehrin nüfusu 31 000 olarak belirlenmiştir.

     

    Geçmişte özellikle Selçuklu medreseleri (Yakutiye 1310, Ahmediye 1332, Çifte Minareli veya Hatuniye Medresesi 1271) ile sahip olduğu kültür ve eğitim merkezi olma rolüne sahip olan Erzurum, şimdilerde Türkiye'nin en köklü üniversitelerinden biri olan Atatürk Üniversitesi ile bu görevini devam ettirmektedir.

     

    İlin Mevcut Ekonomik Durumu

     

    Mevcut ekonomik durum, üç sektör (tarım, sanayi ve hizmetler) çerçevesinde ele alınmaktadır.

     

    a) Tarım Sektörü

     

    Tarım sektörü bitkisel üretim, hayvancılık, su ürünleri ve ormancılık olmak üzere dört ana başlık altında ele alınır. Toplam 25 066 km2 yüzölçümüne sahip il arazisinin %56.2'si dik, %23.8'i orta eğimli, %14.1'i sarp, %5.9'u düz bir konuma sahiptir. Mevcut arazinin kullanım durumunu göteren bilgiler aşağıdaki tabloda verilmiştir.

     

     

    Tarımsal amaçlı kullanılabilir arazinin toplam arazi içerisindeki payı %15.17'dir. Ancak bu alanın da tamamı bölge çiftçileri tarafından kullanılamamaktadır. 1977 yılında bu alanın %73.2'si tarımsal üretim amacıyla kullanılmıştır. Kullanılan bu alanın da %38'i sulu, %62'si ise kuru tarım arazisidir.

     

    Arazinin kullanım biçimi, coğrafi şartlar ve iklim koşulları dikkate alındığında, ilde seracılıktan genel tarla ziraatına, meyvecilikten sebzeciliğe ve su ürünlerinden hayvancılığa, tarımın hemen hemen tüm alanlarında faaliyetler yürütülebilmektedir.

     

    Erzurum'da üretilen tarla ürünlerinin verimlilikleri açısından yapılan sıralamada tahıl, yağlı tohumlar ve yumru bitkilerde Türkiye ortalamasının altında; buna karşılık endüstriyel bitkiler ve yem bitkilerinde ise Türkiye ortalamasının üzerinde bir çıktı elde edildiği gözlenmektedir. Sebze ve meyve üretimi açısından da aile ekonomisi çerçevesinde üretim yapılmakta olup, verimliliğin oldukça düşük olduğu görülmektedir.

     

    Hayvancılık sektörü açısından oldukça uygun altyapı mevcuttur. 2,5 milyon hektar yüzölçüme sahip Erzurum arazisinin %67'ü çayır ve mer'alarla kaplıdır. Bu özelliği ile Erzurum Türkiye'de birinici sırada yer almaktadır. 1994 verilerine göre ildeki 540 bin baş sığır mevcudu, Türkiye toplam sığır varlığının %4.5'ini oluşturmaktadır ve iller bazında sığır sayısı açısından birinci sırada yer almaktadır. 1,5 milyon koyun mevcuduyla da Konya, Van ve Ş.Urfa illerinden sonra (%4.1'lik payıyla) dördüncü sırada yer almaktadır. Ancak hayvancılık potansiyeli açısından il oldukça verimli olmasına rağmen, bugüne kadar bu alanda beklenen gelişme olmamıştır. Fakat son yıllarda ithalatın yasaklanmasıyla birlikte sektörde olumlu gelişmeler yaşanmaktadır. İthalatla birlikte adeta hayvancılığı terketmeye başlayan üretici, son yıllarda faaliyetlerini canlandırmaya başlamıştır. Bunu en önemli göstergesi, yöre insanının kooperatifleşmeye karşı olmusuz tavrı olmasına rağmen, 1997 yılında 2 adet damızlık sığırcılık kooperatifi kurulmuş, 1998 yılında da 9 adet aynı amaçlı kooperatif kuruluş aşamasına gelmiştir. Hayvancılığın gelişmekte olduğunun bir diğer önemli göstergesi de, ırk ıslahı çalışmalarında yaşanan olumlu gelişmelerdir. 1990 yılında melez sığır sayısı 86 940'iken, 1997 yılında bu sayı 135 339'a ulaşmıştır. Benzer biçimde genel olarak hayvan sayısındaki azalışa karşılık, et üretimi 1990'da 13 854 ton iken, bu rakam 1997'de 18 596'ya çıkmıştır. Bu da birim hayvandan elde edilen verimin arttığını gösterir ki, istenen de budur.

     

    Su ürünleri kapsamında yöre açısından uygun üretim, kültür balıkçılığı alanındadır. Suni yemleme ve dölleme kullanılarak havuzlarda, kafeslerde, kanallarda insan eliyle yapılan kültür balıkçılığı; ucuz istihdam, toprak değerlendirme, yem değerlendirme ve gelir yoluyla tarımın en avantajlı dallarındandır. 1997 yılı verilerine göre 30 işletmede yılda 120 ton dolaylarında balık üretilmektedir.

     

    Tarımın diğer faaliyet alanlarınndan birisi olan arıcılık ise gereken ilgiye ulaşamamış ve buna bağlı olarak gelişme gösterememiştir. Arıcılığı desteklemek amacıyla Tarım İl Müdürlüğü tarafından hazırlanan Ana Arı Üretimi Projesi gelişerek devam etmektedir. 1997 yılında 89 olan ana arı üretimi 1998'de 170'e ulaşmış bulunmaktadır.

     

    Orman Bölge Müdürlüğünün görev alanı içerisinde Erzurum, Ağrı, Erzincan, Ardahan, Iğdır ve Kars illeri yer almaktadır. Coğrafi konum açısından Erzurum ili de orman varlığı yönünden fazla zengin değildir. Türkiye arazilerinin %25'i orman arazisi konumunda iken, bu oran Erzurum'da ancak %8'e tekabül etmektedir.

     

     

    b) Sanayi

     

    Erzurum'da sanayileşme çabaları günümüze kadar olan dönemde istenen gelişmeyi gösterememiş, il hem kamu hem de özel sektör açısından uygun bir sanayi merkezi konumuna gelememiştir.

     

    19791986 döneminde sanayinin alt sektörü olan enerji sektörü, ilin GSYİH'sı içinde %0.98'lik bir paya sahip iken, madencilik sektörünün payı %1.45, imalat sanayinin payı da %24 olarak gerçekleşmiştir. İmalat sanayiinin payında yıllar itibariyle dalgalanmalar olmasına rağmen, giderek arttığı görülmektedir. Ancak il imalat sanayinin katma değerinin Türkiye imalat sanayi katma değeri içindeki payı giderek azalmaktadır.

     

    İlde faaliyet gösteren imalat sanayi işletmelerinden %79'u tarıma dayalı sanayi işletmeleridir. Bu açıdan imalat sanayi tüketim malları üreten bir sanayi konumundadır. Genel olarak sanayi sektörü madencilik, enerji ve imalat olmak üzere üç alt başlık altında incelenir. Madencilik açısından Doğu Anadolu Bölgesi ve Erzurum ili oldukça zengin maden kaynaklarına (krom, mangenez, bakır, alçı taşı, diyatomit, kaya tuzu, mermer, manyezit, perlit, pomza, linyit, tuğlakremit hammaddesine) sahiptir. İlde önemli ölçüde üretimi yapılan madenler ise linyit, krom ve tuzdur.

     

    Elektrik, gaz ve su sektörlerinden oluşan enerji sektöründe il bazında gaz üretimi söz konusu değildir. İl, elektrik enerjisi ihtiyacını ikincil enerji olarak nitelenen enterkonnekte sistemden almaktadır. Mevcut enerjinin karşılandığı yerelere göre dağılımı şu şekildedir: Tortum, Keban, Arpaçayı, Erzincan ve Rusya. İlin mevcut enerji tüketiminin %5060'ını karşılayan Tortum Hidro Elektrik Santralinin 26.2 Mw'lık kurulu gücünden yılda teorik olarak 220 milyon Kwh elektrik enerjisi üretmek mümkünken, üretimin ancak 125150 milyon Kwh olarak gerçekleşmesi, ilin enerji açısından kendi kendine yeterli olmasına engel teşkil etmektedir.

     

    Doğu Anadolu Bölgesinde ve özellikle Erzurum'da bulunan en fazla enerji kaynağı da linyittir. Bu açıdan en fazla rezerv bulunan belde 59 milyon ton ile HorasınAliçeyrek ve 33.7 milyon ton ile HınısZımak'tır.

     

    Genel ekonomide olduğu gibi Erzurum ilinin de ekonomik yapı ve işleyişinde önemli bir unsur olan bankacılık sektörünün faaliyetlerine bakarak da il ekonomisi hakkında bilgi sahibi olmak mümkündür. Bu çerçevede, 1996 tarihli verilere göre, Türkiye'de toplam mevduatların %76.5'i kredi olarak verilirken, Erzurum'da bu oran yaklaşık olarak %54'tür. Diğer bir ifadeyle Türkiye geneli için mevduatların krediye dönüştürülme oranı, Erzurum'a göre daha yüksektir. Türkiye için kişi başına krediler 6.997.000 TL iken, Erzurum ili için 1.025.000 TL'dir. Bu miktar, ülke ortalamasının %14.6'sıdır. Türkiye genelinde iller sıralamasına göre Erzurum, hem mevduatlar açısından hem de krediler açısından 76 il içerisinde 58. sırada yer almaktadır. Erzurum ili merkezinde bankacılık hizmetleri sunan 20'den fazla banka şubesi bulunmaktadır. Ayrıca son zamanlarda ilde döviz alımsatımı ile uğraşan döviz bürolarının sayısında önemli bir artış gözlenmektedir.

     

     

     SANAYİ ve TİCARET

     

     Erzurum, imalat sanayiinin az geliştiği illerden biridir. 1998’da il gayri safi hasılası içinde imalat sanayiinin payı % 7.7 idi. 1990 verilerine göre, il faal nüfusunun % 3.2’sini oluşturan 11.268 kişi, imalat sanayiinde çalışmaktaydı. Aynı yılda il gayri safi hasılası içinde imalat sanayiinin payı % 7.7 idi.

     

    Erzurum’da imalat sanayiinde çalışanların en çok yoğunlaştığı dal, büyük işletmelerin de yoğunlaştığı gıda sanayiidir. Nitekim en az 5 kişi çalıştıran sanayi tesisleri baz alındığında 2001 yılı sonu itibariyle ilde 110 sanayi kuruluşunun bulunduğu ve bunun 18’inin gıda sanayiine ait olduğu görülmektedir. Kalan 102 sanayi işyeri arasında yem , lastik, kimya, pişmiş kilçimento gereçleri ve demir dışı metal sanayiine ait tesisler çoğunluktadır.

     

    İldeki başlıca büyük sanayi kuruluşları, Aşkale Çimento Fabrikası, et kombinaları, yem fabrikaları, süt fabrikası, un fabrikaları ve bütangaz dolum tesisleri ile yapağı, sucuk, pastırma, peynir, kalorifer kazanı, boya, çivi, poşet, helva, reçel ve şekerleme imal edilen tesisler vardır. İlçelerdeki sanayi kuruluşları ise Ilıca’daki şeker, deri işleme ve bitkisel yağ fabrikaları, Aşkale’deki çimento fabrikası, İspir’deki ayakkabı fabrikası ve Pasinler’deki tuğla kiremit fabrikasıyla kaynak tuzlalarıdır. Oltu taşı işyetmeciliği ve ev dokumacılığı gibi geleneksel el sanatlarının yanı sıra küçük sanayi de gelişmiştir. Tarım araçları ve çeşitli ev gereçleri üreten, oto onarım ve bakımıyla uğraşan, döküm ve torna işleri yapan işyerleri, mobilya ve doğrama atölyeleri yaygındır.

     

    Erzurum’da 2 adet küçük sanayi sitesi faaliyettedir. Bunlardan şehrin kuzeyindeki sanayi sitesinde 722 işyeri vardır. Söz konusu sitenin yeterli olmaması üzerine Ilıca yolu üzerinde ikinci bir sanayi sitesinin yapımına başlanmıştır. 127 işyerinden oluşacak Metal İşleri Küçük Sanayi Sitesi’nde halen 48 işyeri tamamlanmak üzeredir. Oltu ilçe merkezinde 150 işyerinden oluşacak Küçük Sanayi Sitesi’nin yapımı ise bitmek üzeredir. Erzurum il merkezindeki Organize Sanayi Bölgesi 1.150 dönümlük bir alana kurulmuştur. 1975 yılında faaliyete geçen bölgede 78 parsel bulunmaktadır. Bölgede 45 tesis üretim yapmaktadır.

     

    İl sanayisinin en önemli sorunlarının başında, başlandığı halde tamamlanamayan ve kapalı bulunan sanayi tesisleri gelmektedir. Bunların en önemlileri İspir’deki Altay İnşaat Sanayi Ticaret A.Ş., Tortum’da Oskar İnşaat Sanayi Ticaret A.Ş., Dumlu’da Türkiye Yapağı Tiftik A.Ş., Pasinler’de Ervizyon A.Ş., Erzurum Holding, Doğu Un İrmik Enstitüsü A.Ş. ve Erzurum İmar Sanayi A.Ş.’dir.

     

    Erzurum’da sanayileşmenin geri bir düzeyde bulunmasına karşılık, ticaret hem geçmişte, hem de günümüzde oldukça gelişmiştir. 1996’da il gayri safi hasılası içinde ticaretin % 19.5 paya sahip olduğu Erzurum’da 1990’da faal nüfusun % 4.1’ini oluşturan 14.514 kişi, ticaretle uğraşmakta idi. İlde hayvansal ve tarımsal ürünler ticaretin ana unsurunu oluşturmaktadır. İlin önemli bir transit yol kavşağında bulunması, doğubatı ve kuzey ile güney bölgelerini birbirine bağlayan bir konumda bulunması nedeniyle Erzurum oldukça geniş bir hinterlanda sahiptir. İl dışına satılan ve gelir sağlanan ticaret malları içinde en büyük oranı canlı hayvan, yün, ham deri, et, sucuk, lor, peynir, tereyağı, margarin, boya ve çivi gibi ürünler teşkil etmektedir. Şeker ve şekerli mamüller ikinci sırada yer almaktadır. Ayrıca Erzurum’da çimento ve ispirto da yöre dışına pazarlanmaktadır. Erzurum il merkezinde faaliyette bulunan sebze ve meyve haline Mersin, Antalya, Hatay, Diyarbakır, İzmir, Gaziantep, Adana, Elazığ, Adıyaman, Samsun, Urfa, Amasya, Tokat, Bursa, Trabzon, Erzincan ve Rize gibi illerden sürekli sebze ve meyve ürünleri gelmektedir.

     

    Özellikle kış aylarında donma, ambalaj, depolama ve nakliyatından dolayı aşırı fiyat artışları olmaktadır.

     

    1989 yılında komşu il bazında sınır ticareti kapsamına alınan Erzurum’da, 1992 yılı itibariyle 995 kişiye Sınır Ticareti kartı verilmiştir. 1992 yılında İran’a sınır ticareti kapsamında ihracat yapılmamış, buna karşılık 386.086 dolarlık ithalat yapılmıştır. Aynı yıl Bağımsız Devletler Topluluğu’na 310.204 dolarlık ihracat, 445.438 dolarlık ithalat gerçekleştirilmiştir.

     

    Erzurum Ticaret ve Sanayi Odasına  kayıtlı 322 Anonim Şirket, 1396 Limited Şirket, 4 Adi Komandit Şirket, 1094  Kooperatif, 3456 Hakiki Şahıs, 122 Kollektif Şirket, 10 Resmi Kurum, 3 Vakıf, 55 Banka Şubesi, 1 Adi Ortaklık kayıtlıdır. Toplam üye sayısı 6.466’dır.

     

     

      ERZURUM’DA TURİZM

     

     

     

     Doğu Anadolu Bölgesinin Kuzeydoğu kesiminde yer alan ilimiz, 25066 Km2’lik alanıyla bölgenin en büyük ilidir (Kapladığı alan itibariyle).

     

    Çoruh, Fırat ve Aras havzalarının başlangıç noktasında yer alan il, kuzeyde Rize ve Artvin; batıda Bayburt ve Erzincan; güneyde Bingöl ve Muş; doğuda Kars ve Ağrı; kuzeydoğuda Ardahan ve kuzeybatıda Trabzon ile komşudur.

     

    İlimizin tarihî İpek Yolu üzerinde olması, tarih boyu önemli bir yerleşim alanı ve ticaret merkezi olmasını sağlamıştır. Bu sebeple birçok tarihî ve kültürel değerleri içinde barındırır. Erzurum’da tarih öncesi devirlerden günümüze kadar birçok kültür ve medeniyete ait kalıntılar ile özellikle Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait tarihî eserler mevcuttur.

     

    Erzurum Palandöken Kış Sporları ve Turizm Merkezindeki konaklama tesisleri ile mekanik tesisler, kayak sporu yapan çok sayıda yerli ve yabancı turisti kış aylarında Erzurum’a çekmekte ve yılın 12 ayında da Erzurum, turizm bakımından hareketliliğini devam ettirmektedir.

     

    İlimizin turizm potansiyelini aşağıdaki başlıklar altında sıralayabiliriz.

     

     1Erzurum’daki konaklama ve yemeiçme tesisleri

     

    2Kültür turizmi

     

    3İnanç turizmi

     

    4Termal turizmi

     

    5Kongre Turizmi

     

    6Kış turizmi

     

    7Doğal güzellikler

     

    8Akarsu sporları (Rafting) ve doğa yürüyüşleri.

     

     1ERZURUM’DAKİ KONAKLAMA VE YEME İÇME TESİSLERİ

     

     OTELLER

     

     Turizm İşletme Belgeli Oteller:

     

    İlimizde 9 adet Turizm İşletme Belgeli otel mevcut olup, bunlardan 3 adeti 4 yıldızlı, 2 adeti 3 yıldızlı, 2 adeti 2 yıldızlı, 3 adeti 1 yıldızlı olup bu otellerde 2871 adet nitelikli yatak kapasitesi mevcuttur.

     

     Belediye Denetiminde Olup, Turizme Hizmet Sunan Oteller:

     

    İlimizde belediyeden ruhsatlı olup, turizme hizmet sunan 12 adet otel, bu otellerde 739 kaliteli yatak hizmeti vermektedir.

     

     Turizm Belgeli Lokantalar:

     

    İlimizde 4 adet Turizm İşletme Belgeli 2. sınıf lokanta ile 1 adet kafeterya mevcuttur. Lokantalar ve kafeteryanın toplam kapasitesi 620 kişiliktir.

     

     Seyahat Acentaları:

     

    İlimizde 1 adet (A) grubu, 1 adet (B) grubu ve 1 adet de (C) grubu olmak üzere 3 adet seyahat acentası faaliyet göstermektedir.

     

     2KÜLTÜR TURİZMİ:

     

    Turizm olayını meydana getiren önemli sebeplerden birisi de farklı kültürlerin ve uygarlıkların kalıntılarını, izlerini görme isteğidir. Çeşitli kavimlere ait milletlerin bir çok devlet kurduğu Anadolu’da muhtelif uygarlıklara ait tarihî ve kültürel kalıntıların önemli bir bölümü de Erzurum’da bulunmaktadır. Doğal koşullarının ve coğrafî konumunun uygunluğu, Erzurum’un Anadolu’daki en eski yerleşim merkezlerinden biri olmasını sağlamıştır. Erzurum çok eski tarihlerden bu yana süregelmiş tarih ve kültür varlıklarını bir arada barındırır. Erzurum’daki tarihî değerleri Selçuklu ve Osmanlı dönemi Türk İslam eserleri oluşturmaktadır. Erzurum’a turist çeken eserlerin en önemlileri merkez ilçede bulunmaktadır. Bu eserleri şöyle sıralayabiliriz:

     

    Erzurum Kalesi, Saat Kulesi (Tepsi Minare), Kale Mescidi, Çifte Minareli Medrese, Ulu Cami, Üç Kümbetler, Yakutiye Medresesi, Rüstem Paşa Bedesteni (Taş Han), Lala Paşa Camii, Gümüşlü Kümbet (Kentin doğusunda Kars Kapı civarında bulunan Kümbet), Karanlık Kümbet (Dervişağa Mahallesindeki kümbet), Cimcime Sultan Kümbeti (Cumhuriyet caddesinde Ulu Cami’nin kuzeyindeki kümbettir.), Rabiahatun Kümbeti (Hasan Basri Mahallesindedir).

     

    Erzurum ilinde turistler tarafından en çok ziyaret edilen ve arkeolojik eserlerin sergilendiği Arkeoloji Müzesi merkez ilçede yer almaktadır.

     

     3İNANÇ TURİZMİ:

     

    İnanç Turizmi, bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de gün geçtikçe değer kazanmaktadır. Anadolu’da üç büyük dine mensup topluluklar yüzyıllarca bir arada yaşamışlardır. Tarihi çok eski devirlere dayanan ilimizde, bu topluluklardan günümüze ulaşan mimarî ve sanat tarihi bakımından değerli kilise, şapel, katedral, manastır topluluğu ve benzeri yapı kalıntıları bulunmaktadır. Tortum ilçemizin Bağbaşı (Haho) köyünde bulunan Meryem Ana Kilisesi ile Uzundere ilçemizin Çamlıyamaç (Öşkvank) köyünde bulunan kilise bunların en güzel örneklerindendir.

     

     4TERMAL TURİZMİ:

     

    İlin ova kesimlerinde tektonik kökenli havzalar bulunması sebebiyle yer yer sıcak su kaynakları ve kükürtlü kaplıcalar mevcuttur. Bunlardan; Pasinler, Ilıca ve Köprüköy kaplıcaları ülke çapında ün kazanmış kaplıcalardır.

     

     Pasinler Kaplıcaları: Pasinler ilçe merkezinde Erzurumİran Uluslararası geçiş yolu üzerinde ve Pasinler belediye sınırları içerisindedir. Bu kaplıcalar şu an günlük 3702 kişilik bir kapasiteye sahiptir. 205 metreden doğal çıkışlı olup, 15 lt/Sn. akım değerine sahiptir.

     

    Kaplıca sularının özellikleri:

     

    Sıcaklık : 39 C, Ph: 6.65, Tad: Tuzlu, Kalaviyet % 28

     

    Radon değeri: 13 eman/Lt.

     

    Kuru Hülasası: 3.0896 /Lt.

     

    Sülfat İyonu: 1.0082, Amonyak: 0.1566, Kalsiyum: 0.0708, Magnezyum: 9926, Natrion: 0.1271. Bu kaplıcalar böbrek, sindirim sistemi, idraryolları, romatizma, siyatik, lumbago, nevralji ve çeşitli kadın hastalıklarının tedavisinde yararlı olmaktadır.

     

     Ilıca Kaplıcaları:

     

    Ilıca ilçesi, Erzurumİstanbul karayolu üzerinde ve il merkezine 18 km. mesafededir.

     

     Kaplıcalar, içerisinde karbon ve hidrojen maddeleri taşığıdı için dünyaca ünlüdür.

     

    Kaplıca sularının özellikleri:

     

    Sıcaklık: 39.4 C, toplam sertlik: 38 frans, Kalaviyet: 32.3, görünüş berrak, renk hafif sarı, koku yok, tortu az, Sodyum İyonu: 112 Mg./Lt., Magnezyum İyonu: 47.4 Mg./Lt., Demir ve Alüminyum: 3.6 Mg./Lt., Klor İyonu: 1403.3 Mg./Lt., Hidrokarbon: 1970.3 Mg./Lt., Akım değeri: 6 Lt/Sn. Bu kaplıcaların suları; mide, bağırsak, karaciğer, safra kesesi, beslenme bozuklukları ve romatizma hastalıklarına olumlu etki etmektedir.

     

     Köprüköy (Deli Çermik) Kaplıca Suları

     

    Kaplıca suyu: Bikarbonatlı, sodyumlu, kalsiyumlu, karbondioksitli, demirli ve bromürlü bir bileşime sahiptir. Sindirim sistemi, böbrek ve idrar yolları, kan dolaşımı ve kalp hastalıkları, metabolizma bozuklukları ve romatizmal rahatsızlıklara olumlu etki yapmaktadır. Suyun sıcaklığı 26 C. olup, Ph değeri 6.12’dir. Akım değeri ise 101 lt/sn’dir. Köprüköy ilçemizde yer alan bu kaplıca merkez ilçeden 56 km. uzaklıkta olup, ErzurumAğrıKars karayolu üzerinde olduğundan ulaşım çok kolaydır.

     

     5KONGRE TURİZMİ

     

    Tarihi Kültürel ve Doğal değerlerle beraber bir üniversite şehri olan ilimiz Doğu Anadolu’nun bir kültür ve spor merkezidir. Birçok bilimsel kongreye ev sahipliği yapan Atatürk Üniversitesi, bir çok yerli ve yabancı turistin (AkademisyenUzman) ilimizi tanımasını mümkün kılmaktadır.

     

     6KIŞ TURİZMİ

     

    Türkiye dağlık yöreleri geniş alanlar kapsayan, kar yağışları etkili bir ülke olmasına rağmen gerek dağ turizmi, gerekse dağ sporlarını yeterince geliştirememiş bir ülkedir. Oysa dağ turizmi ve dağ sporlarına elverişli yöreleri bulunan dünya ve özellikle Avrupa ülkeleri bu imkânlarını değerlendirerek, hem turizm hem de kitle sporu yönünden oldukça ileri bir gelişme göstermişlerdir.

     

    Bir diğer açıdan dünya çok çeşitli baskıların neden olduğu geleneksel turizmden gittikçe kopmakta, mekanikliğin sınırladığı, motorize olmayan “yumuşak turizme” yönelmektedir. Hedef artık mümkün olduğunca tabiata yakın bir turizmdir.

     

    Söz konusu ülkeler fonksiyonel kış turizm merkezlerini planlarken, başarılı olmayı şu kriterlere bağlı olarak görmektedirler.

     

    Kar şartları (Kantitatif ve kalitatif)

     

    Kayak bölgesinin topoğrafik durumu,

     

    Güneşleme süresi,

     

    Ulaşılabilirlik ve ulaşıma açılma mahiyeti

     

    Palandöken Dağları, Erzurum’un güneyinde yer alır ve doğubatı yönünde uzanır. Dağların yükseltileri tabanda 2000 m den başlayarak 3176 m ye kadar çıkar. Tüm dağ sırası, korunaklı vadiler ve ağaçlandırma alanları dışında çoraktır. Bozkır ve çalılar genelde bitki örtüsünü oluştururlar. Erozyonun yüksek olması sonucu, dik yamaçların aniden beliren düzlüklerle karıştığı bir topoğrafik yapı ortaya çıkmıştır. Daha da yukarılara çıktıkça topoğrafya, geniş çanaklar ve koni şekilli doruklarla nitelik değiştirir.

     

    Bu bölgede tespit edilen üç alan uluslararası kayak merkezi geliştirmek üzere potansiyeli belirlenecek alanlar olarak tanımlanmıştır. Projede, üç alan üzerinde günde toplam 32.000 kişinin kayak yapabileceği, uluslararası yarışmalar hatta kış olimpiyatlarının düzenlenebileceği, 6000 kişinin doğrudan istihdam edilebileceği öngörülmektedir. Bunlar Erzurum Boğazı, Gez Yaylası, Konaklı alt bölgeleridir.

     

    Erzurum ilinde kış dönemi altı aydan uzun bir süreyi kapsamakta olup Kasım ayında düşen sıcaklık ancak Nisan ayında artmaya başlamaktadır. Kar yağışlı günler Kasım ayında başlamakta ve Mayıs ayına kadar sürmektedir. En fazla kar yağışı Ocak ayında görülmektedir. İl’de en yüksek kar örtüsü Şubat ayında oluşmaktadır. (100 cm’yi geçmektedir.) Erzurum’da Ekim, Mayıs ayları arasındaki sekiz aylık süre kış ve kayak turizmi açısından uygun bir ortam meydana getirmektedir.

     

     ERZURUM PALANDÖKEN BOĞAZI

     

    Günümüzde kullanılan bölüm şehir merkezine 5 km. uzaklıkta bulunan Erzurum Boğazı Mevkiidir. Büyük Ejder Tepesi’nin kuzey yamaçlarında yer alan kayak merkezi 22503176 metre yükseklik kuşağında yer almaktadır. Bu kayak merkezinin hava alanına uzaklığı 15 km.olup daha çok Alp disiplinli serbest kayak yarışmalarına elverişlidir.

     

    Güney Pisti 12 km. uzunluğundadır. Kuzey pisti ise ileri seviyedeki kayakçılar için tasarlanmıştır. Palandöken Dağı’nın en yüksek tepesi Büyük Ejder’de (3100 m.) kayak yapılabilmektedir. 3100 m.ye telesiyejle ulaşılmaktadır.

     

     Erzurum Palandöken Boğazı Kayak Merkezi’nde kayak sporu yapanlara hitap edebilecek  olan şu tesisler mevcuttur.