Kuruluşu M.Ö. 2000 yıllarına
kadar uzanan Bitlis, Urartu,
Pers, Makedonya Krallığı, Roma
ve Bizans dönemlerini geçmişinde
barındıran eski bir yerleşim
merkezidir.
Halife Hz. Ömer zamanında (641)
islamiyetle tanışan Bitlis;
Emeviler, Abbasiler ve
Mervanilerin yönetiminde kalmış,
1071 yılında Türklerin Anadoluya
girişinden itibaren de çeşitli
Türk Beyliklerinin idaresine
girmiş, Osmanlı İmparatorluğu
döneminde ise (17, 18 ve 19.
yüzyıllarda) bölgenin kültür ve
sanat merkezi olmuştur. Dönemin
medrese, camii, külliye, han ve
hamam gibi yapıları, ilimizin
geçmişteki o parlak döneminin
kanıtı olarak halen ayakta
durmaktadır.
1915 yılında
Ruslar tarafından işgal edilen
Bitlis, Gazi Mustafa Kemal
Atatürk komutasındaki 16.
Kolordu ve Çanakkale Cephesinden
gelen 2. Ordu birliklerince 08
Ağustos 1916'da düşman
işgalinden kurtarılmıştır.
Birinci Dünya Savaşı başlarken
nüfusu 40.000'e yaklaşan Bitlis,
Rus işgali sırasında büyük bir
yıkım ve göç yaşamış, özellikle
ermeni çetelerinin katliamı
sonucu il merkezinin nüfusu
birkaç yüz kişiye kadar
inmiştir. Bu sosyal, kültürel ve
ekonomik çöküntünün sonucu
olarak 12 Haziran 1929'da 1509
sayılı kanun'la Muş iline bağlı
ilçe yapılan Bitlis, 1936
yılında yeniden il olmuştur.
Bitlis ili
topoğrafik yapı olarak yüksek
dağlar ve derin vadilerden
oluşmuştur. Engebeli bir coğrafi
yapıya sahip olan ilimizde
toprak erozyonunu önlemek için
2000 yılında ağaçlandırma
çalışmaları yapılmıştır. Yörenin
temel geçim kaynağı tarım ve
özellikle hayvancılıktır.
Bitlis'te geleneksel bir tarım
ürünü olarak adını tüm
Türkiye'ye duyurmuş olan Bitlis
tütünü de Bitlis için önemli bir
gelir kaynağıdır. Bunun yanı
sıra Buğday, Şeker Pancarı Ceviz
ilin ekonomisine katkıda bulunan
başlıca ürünlerdir.
Terör
olayları nedeniyle göç eden
vatandaşlarımızın köye geri
dönüşleri ile ilgili çalışmalar
devam etmekte olup, ilimizin
ekonomisi yeniden canlanmaya
başlamıştır.
M.T.A.
Enstitüsünce hazırlanan Türkiye
Yeraltı Kaynakları Envanterine
göre İlimiz maden yatakları
yönünden de en zengin illerden
birisidir. Halen il sınırlarında
mevcut maden yataklarından
sadece pomza ilimizde
işletilmekte, barit ve bazaltik
pomza da ilimizden alınarak
işletilmek üzere çevre illere
götürülmektedir.
İlimizin
doğal güzellikleri ve tarihi
zenginlikleri arasında Van Gölü,
Nemrut Krater Gölü, Bitlis
Kalesi, Medreseler ve Ahlat
Kümbetleri sayılabilir.
İskenderun
Körfezi ile Doğu, Güneydoğu ve
İç Anadolu'yu birbirine ve
İran'a bağlayan İpekyolu ve
demiryolu güzergahında bulunan
Bitlis, "Geçiş Noktası"
konumundadır. Kara ulaşımı
yanında demiryolu ve göl
taşımacılığına da sahip olan
Bitlis Avrupa'nın Orta Doğu
bağlantı noktasında
bulunmaktadır.